Saki meded mey sun bize

İngilizcede bilmemne through diye bir deyim vardı. Benim için o durum hâlâ sona ermedi galiba. Bir tür hayalet bu, peşimi bırakmayan. Platon’unkiyle alakasız bir “gölge”. Kendime soruyorum: Bu imtihan ne zaman sona erecek?
Bu gölge, “kör kuyularda merdivensiz bıraktı”ğından beri neler geçti garip başımdan, neler değişti şu köhne dünyada. Klişe (yabancı bir filmdeki aksanla söylediğimi farz edin) ama “bir hançer yarası gibi olan bir olay, her geçen gün daha hafiflese de daha derinden korkutuyor beni: Bu imtihan bitmeyecek.
Mevsim geçti, ay geçti. Bu duygu geçmeyecek. İmkan olur da yetmiş yaşında koca burun ve kulaklı bir ihtiyar olursam, bu zehir daima ruhumun bir yerini çürütmüş olacak. Unutacağım elbette bu zehrin tadını, rayihasını; onu nasıl zevkle ve sonucundan tereddüt etmeden içtiğimi. Ama bu aşk, bu nefret, bu kin, bu ihanet kurumuş bir damla gibi bir ıssız köşede her zaman bekleyecek. Bu imtihan ne zaman bitecek?


İçimdeki bu özlem, bir gün beni de boğacak. Nefret, kin, öfke bana; hasret, şefkat, saadet sana.


It is June.
I am tired of being brave.

– Anne Sexton, from The Truth The Dead Know (via violentwavesofemotion) Via Ursa Major; The Great Bear

Serge Gainsbourg and Jane Birkin at Cannes film festivals, France On May 15, 1974.

(Source: missavagardner)


Via Amor Fati

τέτλαθι δή, κραδίη: καὶ κύντερον ἄλλο ποτ᾽ ἔτλης.

Homer, Odyssey 20:18
"Take courage, my heart: you have been through worse than this."
"Be strong, saith my heart; I am a soldier; I have seen worse sights than this"  (via mirroir)

(Source: plutoandpersephone)

Via a bramble rose;



red-lipstick:

Aliza Razell aka Ummatiddle (USA) - Reflect from Nostalgia series, 100/3655, 2014       Photography



walnutandpoppy:

Bacchante, Mary Cassatt, 1872.






11455
To Tumblr, Love PixelUnion